Kuretler Caddesi, hem Lysimakhos’un kurduğu ilk kentte hem de sonraki Roma yeniden yapılanmasında, planlayıcıların ızgara düzenden bilerek vazgeçtiği tek güzergâhtı1. Bunun nedeni ızgaranın kendisinden de eski: Helenistik plan çizilmeden önce arkaik döneme ait bir nekropol zaten aynı yolu izliyordu, cadde de bu yüzden sonradan gelen ızgaraya değil, o eski yola uyuyor1. Cadde bugün Herakles Kapısı’ndan Celsus Kütüphanesi’ne iner, antik kentte yapılan yürüyüşün omurgasıdır. Caddenin kendi döşemesinin altından, MÖ 280’lere tarihlenen, doğal boyutundan büyük mermer bir Lysimakhos portre başı çıkmıştır — yüzyıllar sonra başka bir rahip grubunun adını taşıyacak yolun altında, kendi başına çarpıcı bir buluntu2.
Embolos: bir ad, iki tartışma
Caddenin antik adı Embolos, Domitianus döneminde döşenişini kaydeden bir adaktan, “kentin güzel toprağı” diyen geç antik bir dizeye kadar pek çok kaynakta geçer; sütunlu galerileri güneşten ve yağmurdan koruma sağlıyordu3. Caddenin başka bir yerindeki bir yazıt, Embolos’u doğrudan “kentin en güzel [bölümü]” diye anıyor3.
Adın gerçek anlamı ise tartışmalı, ve ephesus.net’in kendi önceki metinlerinde bile yanlış cevap tekrarlanmıştı. "Embolos"un “kama” anlamına geldiği, caddenin kama biçimini yansıttığı düşüncesiyle sık sık tekrarlanan bir açıklamaydı. Foss bu köken açıklamasını doğrudan reddediyor, iddiayı Vetters adlı bilim insanına bağlıyor ve embolos’un aslında geç antik Yunancada, biçiminden bağımsız olarak, herhangi bir sütunlu caddeyi anlatan sıradan bir sözcük olduğunu, başka kentlerde de böyle kullanıldığını savunuyor4. Foss’un okumasına göre bu ad, caddenin planı hakkında hiçbir şey söylemiyor; sadece sütunlu galeriyi tanımlıyor.
Caddenin genişliği için de küçük ama gerçek bir düzeltme var. Foss, Embolos’un genişliğini tam olarak on bir metre olarak vermişti, bu rakam uzun süre pek sorgulanmadan tekrarlandı5. Avusturya ekibinin caddeye ayrılmış daha sonraki, kapsamlı çalışması ise soruyu daha eksiksiz bir ölçümle çözüyor: 216 metre uzunluk, 6-8 metre genişlik, iki yanda 3,5-5 metrelik galeriler ve Herakles Kapısı’ndaki deniz seviyesinden 30,28 metreden Celsus Kütüphanesi’ndeki 9,77 metreye inen yüzde 10,5’lik bir eğim5. Foss’un on bir metresi, bugünkü rakam değil, daha sonraki ve daha eksiksiz ölçümün düzelttiği erken bir tahmin olarak okunmalı.
Kuretler adı ve Herakles Kapısı
Bugünkü “Kuretler Caddesi” adının bu ikisiyle hiçbir ilgisi yok. Avusturya kazı ekibi bu adı, Prytaneion’dan sökülüp caddenin döşemesini onarmakta yeniden kullanılan, rahip Kuretler’in yıllık listelerini taşıyan spolia sütunlardan ötürü verdi6.
Caddenin üst ucundaki geç antik kapı, Herakles’i aslan postuyla gösteren kabartmalarıyla, geçişi daraltıp tekerlekli araçlara tamamen kapatıyor, yayaları yalnızca basamaklarla geçiriyordu. Kapının tam olarak ne zaman yapıldığı hâlâ çözülmüş değil. Tek bir derleme kitap içinde bile Bammer, adaktaki bir valinin adından yola çıkarak MS 459’u öne sürüyor, Jobst bu tarihi üslup açısından destekliyor, kitabın editörü Scherrer ise yalnızca “muhtemelen 5. yüzyılın ortası” demekle yetiniyor7. Daha yeni bir araştırma tartışmayı daha da genişletiyor: Miltner 1957’de 4.-5. yüzyılı önermişti, Bammer aynı yüzyıl içinde iki yapım evresi olduğunu savundu, Roueché’nin heykel kaidesi üzerinden yaptığı yeniden kurgu 4. yüzyılın sonuna işaret ediyor, Foss ise yazıtın harf biçiminden yola çıkarak 5. ya da 6. yüzyılı savunuyor Dört bilim insanı, dört ayrı tarih — kapı adıyla ne kadar kendinden emin anılırsa anılsın, tarihi konusunda kimse aynı kesinlikte konuşmuyor.
Trajan Çeşmesi
Caddenin ortasına doğru, üç kez asiarkhes ve neokoros olan Aristio, Trajan Çeşmesi’ni MS 102-104 arasında adadı8. Merkezî niş, Dakyalıların fatihi olarak gösterilen dev bir Trajan heykeli taşıyordu; ayakta kalan kaide, sağ ayağının imparatorluk gücünün standart simgesi olan bir küre üzerinde durduğunu gösteriyor9. Suyu çeşmeye taşıyan boru hattı, Efes’in batısındaki Tire’den başlayarak yaklaşık otuz kilometre uzunluğundaydı8.
Cephedeki öbür heykellerde ise kaynaklar anlaşmıyor. Elliger’in listesinde düşmüş bir Apollon figürü var, Nerva yok. Rogers’ın daha sonraki çalışması ve kayıt da bağımsız biçimde tam tersini söylüyor: Nerva var, Apollon yok10. İki kaynağın tek bir kaynağa karşı anlaşması terazi Nerva’ya doğru eğiyor, ama anlaşmazlık, iki okumanın taşın kendisiyle karşılaştırılmasıyla henüz kapanmadı; bu kontrol, bu sayfaya henüz girmemiş olan Quatember’in 2011 tarihli özel çeşme monografisine ait.
Caddenin alt ucunda üç mezar
Rehberler genellikle caddenin alt ucunda iki mezar anar — Oktagon ve Heroon — ama aslında ikisi arasında üçüncü bir mezar daha vardı: Augustus döneminden, yaklaşık yirmi yaşında, kimliği belirsiz genç bir kadına ait heroon tipi bir mezar11. Geç antik dönemde bu üç mezardan batıdaki, Heroon, hâlâ yoğun nüfuslu bir mahallede gerçek bir su sıkıntısına karşı büyük olasılıkla, Hristiyan simgeleriyle bezeli ekranlarıyla büyük bir çeşme havuzuna dönüştürüldü12.
Heroon’un gerçekten kentin efsanevi kurucusu Androklos’un mezarı olup olmadığı ise çözülmemiş, ve iki aday birbiriyle doğrudan çelişiyor. John Turtle Wood 1869’da Magnesia Kapısı yakınındaki bir anıtı Androklos’un mezarı olarak tanımlamıştı. Knibbe ve Thür bu tanımlamayı olası bulmuyor, çünkü Pausanias’ın kendi güzergâhı — önce Olympieion, sonra Androklos’un mezarı, sonra Magnesia Kapısı — Wood’un anıtı bulduğu yerle örtüşmüyor; Thür bunun yerine, tam da Kuretler Caddesi üzerindeki bu Heroon’un gerçek Androklos mezarı olduğunu öne sürüyor13. Thür’ün erken tarihleme gerekçesi yapım tekniğine dayanıyor: Heroon’un çekirdeği, komşu Oktagon’da kullanılan ve Anadolu’ya yaklaşık MÖ 50’de giren opus caementicium yerine sade kesme taş işçiliği kullanıyor, ve buradaki bir drenaj kanalı Oktagon’dan (MÖ 41) önce ama Heroon’un kendisinden sonra yapılmış — bu da Heroon’u MÖ 1. yüzyılın ortasından önceye yerleştiriyor14. İki aday da kesinleşmiş değil; okur, hangi yerde olursa olsun Androklos kimliklendirmesini bir olgu değil bir tez olarak okumalı.
1988’de yakında bulunan bir lahitte üç kişi çıktı: altmışlarında bir rahibin mermer portre başı, üç-dört yaşlarında bir erkek çocuğun kemikleri, ve yine altmışlarında, artritli ikinci bir erkek. Thür, rahibin, aslen sözde “IV. Arsinoe Oktagonu” yakınında gömülü olan Aristion olduğunu öne sürüyor15.
Oktagon’un geç Roma fermanları
Oktagon’un kaidesinde, üç ayrı çalışmada bağımsız biçimde aktarılan bir dizi geç Roma imparatorluk metni var. Valentinianus, Valens ve Gratianus’un MS 371’de birlikte yayımladığı bir ferman, 358 ve yaklaşık 365’teki depremlerden sonra kenti yeniden inşa etmek için ayrılan fonların zimmete geçirilmesine dair bir soruşturma emrediyor ve Efes’i “eski yıkıntıların çirkin tozundan” kurtarma sözü veriyor16. Ayrı bir mektup Efes’i açıkça “Asiae caput” — Asya’nın başkenti — diye adlandırıyor; bir sur onarım projesi için verilen 100 iugera arazi ile Leuce çiftliği hibesini, ve tüm eyaletin vergi tabanı için nadir bulunan somut bir rakamı — 6.736,5 birinci sınıf iugera artı 700 kusurlu iugera — kaydediyor16.
Geç antik dönemde cadde hayatı ve bir genelev tartışması
MS 4. ve 5. yüzyıllarda cadde, törensel olduğu kadar bir çalışma bölgesi de olmuştu. Trajan Çeşmesi’nin arkasındaki dükkânlarda ve kapı eşiklerinde 5.-7. yüzyıllar arasında demirciler çalışıyordu, sütunlu galerideki vitrinler de 5. ve 6. yüzyıllarda mermer kaplama kazandı17. Kuretler Caddesi muhtemelen Efes’in spolia kullanımının en zengin örneği: sütunlar arasına yerleştirilmiş onurlandırma heykelleri, üzerinde durdukları yazıtlı kaidelerle çoğu zaman ilgisiz — yani bir kaidenin yazıtı, üstündeki heykelin kim olduğunu genellikle söylemiyor18.
Caddenin alt ucundaki bir bina, gerçek ve çözülmemiş bir kimlik tartışması taşıyor. Foss’a göre burası bir zamanlar yanlışlıkla genelev sanılmış, aslında atriumu, yemek odaları, peristil avlusu ve iki mozaiğiyle sıradan bir evdi. Rogers ise tam tersini aktarıyor: D. Knibbe’nin, ilk kazıcıların kuşkuculuğuna verdiği yanıta dayanarak, binanın paidiskeion yazıtının genelev okumasını savunuyor19. İki görüşten biri ötekini henüz saf dışı bırakmış değil.
Biraz daha aşağıda, araba yarışı taraftarlığı kendi izini bırakmış: Tiyatro yakınındaki ve ana cadde üzerindeki yazıtlar, imparator Phokas’a bağlı Maviler ile ardılı Herakleios’a bağlı Yeşiller arasındaki 7. yüzyıl başının sert rekabeti sırasında kazınmış olmalı20. 7. ve 8. yüzyıla gelindiğinde caddenin görkemli hayatı sona ermişti: bir zamanlar lüks olan geç antik evlerin molozu üzerine yaklaşık 60x30 metrelik depo benzeri büyük bir yapı kuruldu, kalan yerleri küçük teras evler doldurdu — ve bölgedeki sikke bulguları neredeyse tamamen Herakleios’un saltanatıyla kesiliyor, kalan bütün Bizans dönemini yalnızca iki sikke, V. Konstantinos ve X. Konstantinos’a ait olanlar, temsil ediyor21.
Eski araştırmalar caddenin bir festivali için de yanlış tanrıyı varsaymıştı. MS 92-93’e tarihlenen, Dionysos’a adanmış bir heykel grubu, Kuretler Caddesi ile Mermer Cadde’nin kesiştiği yerde, katagogia festivalinin yapıldığı noktayı işaretliyordu. Ramsay ve öteki eski araştırmacılar bu festivalin Artemis’e ait olduğunu varsaymıştı; Strelan’ın aktardığı bir Priene yazıtı ise festivalin aslında Dionysos’a ait olduğunu doğruluyor22. Kilise geleneği, piskopos Timotheos’un Bülbüldağ’dan inen Dionysos alayına katılan bir kalabalıkla ölümcül çatışmasını da aynı kavşağa, “Embolos’un tam ortasına” yerleştiriyor; Timotheos sonradan Panayırdağ’a gömülmüş23, bu da kutsal Efes’in daha geniş hikâyesinin bir parçası.
Bugün Kuretler Caddesi’nde yürümek, bütün bunları aynı anda yaşamak demek: kentin kendi cadde planından bile eski bir güzergâh, on yıllardır yanlış çevrilmiş bir ad, kimsenin heykellerinde tam olarak anlaşamadığı bir çeşme, ve iki saygın bilim insanının işlevini hâlâ zıt biçimde okuduğu bir ev. Bunların çoğu kesinleşmiş değil, ve bu hâl, caddenin gerçek tarihine tek bir kendinden emin anlatıdan daha çok yakışıyor.
Kaynaklar
Her kaynak bir kez listelenir. Numaralar, kaynağın kullanıldığı bilgilere döner; tarihler kaynağın ne zaman kontrol edildiğini gösterir.
- Elliger 1985, 39 1
- Elliger 1985, 53 1
- Elliger 1985, 48 2
- Foss 1979, 65 3
- Rogers 1991, 95 3, 8
- Foss 1979, 66 4, 5
- Waldner 2020, 164 5
- Koester 1995, 21 6, 7
- Koester 1995, 10 8
- Rogers 2012, 194 8, 10
- Elliger 1985, 70 9, 10
- Elliger 1985, 66 11
- Elliger 1985, 177 12
- Waldner 2020, 22 13
- Koester 1995, 164 14
- Rogers 2012, 403 15
- Elliger 1985, 176 16
- Foss 1979, 69 16
- Wankel 1979, 264 16
- Wankel 1979, 268 16
- Dey 2015, 91 17
- Pülz 2020, 299 17
- Ladstätter and Magdalino 2019, 37 18
- Foss 1979, 63 19
- Rogers 1991, 96 19
- Rogers 1991, 121 19
- Foss 1979, 17 20
- Foss 1979, 113 21
- Strelan 1996, 123 22
- Foss 1979, 33 23
- Koester 1995, 268 23



