İskender’in haleflerinden Lysimakhos, şehri Artemis Tapınağı çevresindeki eski yerleşimden alıp Panayırdağ ile Bülbüldağ arasında surlarla çevrili yeni bir alana taşıdığında, bugün gezilen kent doğmuş oldu2. Taşınma MÖ 3. yüzyılın başında gerçekleşti3; Romalılar da yüzyıllar boyunca aynı plan üzerinde yeniden yaptı. Efes’in bundan önceki ve sonraki yerleri, kentin dokuz bin yıllık tarihi içinde izlenebilir.

Arazi eğimlidir. Mermer döşeli bir cadde yukarı kentten iki dağın arasındaki vadiye iner ve Celsus Kütüphanesi’nde biter4. Mermer Cadde oradan tiyatroya devam eder5; tiyatrodan da bir zamanlar limana giden sütunlu bir cadde uzanırdı6. Aşağıdaki başlıklar bu yolu yukarıdan aşağıya izliyor.

Kalıntılar neden denizden bu kadar uzakta?

Kalıntılar denizden uzakta, çünkü nehir limanı doldurdu. Küçük Menderes’in, antik adıyla Kaystros’un taşıdığı alüvyon kıyıyı MÖ 5000’lerden beri batıya itiyor ve her yeni liman bir öncekinden daha batıda kazılmak zorunda kalıyordu13. Bugün kent denizden 5 kilometre kadar içeride, eski liman havzası ise küçük, bataklık bir göl; Roma limanını denize yapay bir kanal bağlıyordu14. Mesafe ölçüm noktasına göre değişir: Roma kanalı havzadan batıya 4 kilometre kadar uzanıyordu, Bizans döneminde eklenen uzantı buna 3 kilometre daha ekledi15.

Sorun Lysimakhos’un zamanında da vardı ve jeoarkeologlar şehrin taşınmasını kısmen bu yüzden pratik bir karar olarak okuyor16. Romalılar kentin eteğindeki havzayı kazıp limana çevirdi, sonra ilerleyen delta yüzünden batıya uzun bir kanal açtı17.

Efes’in üst kesiminden aşağıdaki vadiye ve uzaktaki ziyaretçi kalabalığına bakış
Şekil 1 Yukarı kentin altındaki vadi.

Girişler ve rota

Efes’in bilet gişesi olan iki girişi var: aşağıda, Selçuk tarafındaki kuzeyde Aşağı Kapı ve yukarıda, Magnesia Kapısı yakınındaki güneyde Yukarı Kapı10. Kuşadası kruvaziyer limanından Aşağı Kapı’ya yol yaklaşık 19, Yukarı Kapı’ya yaklaşık 23 kilometre18.

Kent yukarıdan aşağıya eğimli olduğu için bu rehber Yukarı Kapı’dan başlıyor: Kuretler Caddesi, Herakles Kapısı ile Celsus Kütüphanesi arasında yaklaşık 20 metre iner9. Anıtları plan üzerinde görmek için Efes haritası, kapıların saatleri için güncel bilet ve ziyaret saatleri, gezinin bütünü için de Efes’i ziyaret rehberi kullanılabilir.

Aşağı kentin üzerindeki yamaçtan Celsus Kütüphanesi’nin görünümü
Şekil 2 Yamaçtan kütüphane ve aşağı kent.

Magnesia Kapısı

Efes’in en büyük kent kapısı, bugünkü Yukarı Kapı’nın yaklaşık 300 metre güneyinde, Magnesia’ya giden yolun üzerinde durur. 2008–09 kazıları kapının Lysimakhos’un erken Helenistik surlarının parçası olmadığını, ancak MÖ 100 dolaylarında yapıldığını gösterdi. Kapıyı ilk kez 1869’da J. T. Wood açığa çıkardı; geç antik çağa kadar kullanıldı19.

Kapı törenlerin de yoluydu: MS 104 civarında Gaius Vibius Salutaris’in bağışladığı heykelcikleri taşıyan alay, Artemision’dan gelip kente buradan girerdi20.

Taş döşeli yol, otlu yamaçlar ve devrilmiş bloklar arasından tepelere doğru yükseliyor
Şekil 3 Magnesia Kapısı’ndan Devlet Agorası’na uzanan yol. Arşiv fotoğrafı (2011).

Devlet Agorası

Yukarı kentin büyük meydanı, arkaik mezarların bulunduğu bir alanın üzerinde gelişti. Roma dönemindeki hâliyle yaklaşık 58 × 155 metrelik açık alanı, kuzeyde 20 metre genişliğindeki Basilike Stoa, güneyde çift sahınlı bir salon çerçeveliyordu21.

Yaklaşık 167 metre uzunluğundaki Basilike Stoa’yı MS 11’de Roma yurttaşı Gaius Sextilius Pollio ve ailesi Artemis Ephesia’ya, Augustus’a, Tiberius’a ve kente adadı. Adak yazıtı Latince ve Grekçedir, İyon başlıklarında boğa başları vardı22.

Meydanın ortasındaki tapınağa uzun süre İsis Tapınağı dendi. Bugün Augustus dönemine ait bir kutsal alan olarak yorumlanıyor; belki tanrılaştırılmış Iulius ile Dea Roma’ya ya da Augustus’a adanmıştı23.

Devlet Agorası’nın bazilika stoasındaki sütun dizileri; arkada Odeon
Şekil 4 Devlet Agorası’nın bazilika stoasındaki sütun dizileri; arkada Odeon. Arşiv fotoğrafı (2013).

Odeon (Bouleuterion)

Devlet Agorası’nın yanındaki yapıya Odeon denir, ama aslında kent meclisinin toplandığı Bouleuterion’du. MS 150 dolaylarında Publius Vedius Antoninus tarafından yaptırıldı ve büyük olasılıkla üstü kapalıydı24. Oturma kapasitesi 1.400 ile 1.500 kişi arasında gösterilir25.

Odeon’un yarım daire biçimli mermer oturma sıraları ve üstteki kemerli girişi
Şekil 5 Odeon’un yarım daire biçimli mermer oturma sıraları ve üstteki kemerli girişi. Arşiv fotoğrafı (2015).

Prytaneion

Prytaneion kentin yürütme organının merkeziydi ve ocak tanrıçası Hestia’nın kutsal ateşini barındırıyordu. Efes’te bu ateşe Artemis’e bağlı Kuretler denen rahipler bakardı; adları yapının sütunlarına yazılmıştı26. Franz Miltner yapıyı 1955’te buldu ve 1956’da Prytaneion olarak tanımladı27. Ayakta kalan yapı Augustus dönemine aittir, Severuslar döneminde yenilendi ve 400’den önce yıkıldı28.

Efes’in Artemis heykelleri de buradan çıktı. Miltner’in ekibi 1956’da Prytaneion’da gömülü Roma dönemi Artemis Ephesia heykelleri buldu: “Büyük” ya da “Kolossal Artemis”, “Güzel Artemis” ve daha küçük bir üçüncüsü29. Kolossal Artemis’in boyu 2,9 ile 3,2 metre arasında verilir30; iki heykel de bugün Selçuk’taki Efes Müzesinde31.

Temeller arasında Prytaneion’un yeniden dikilmiş iki sütunu
Şekil 6 Prytaneion’un yeniden dikilmiş sütunları.

Domitian Meydanı ve Sebastoi Tapınağı

Eskiden “Domitian Tapınağı” diye bilinen Sebastoi Tapınağı MS 89/90’da adandı ve Efes’i ilk kez imparatorluk kültünün “neokoros”u, yani tapınak bekçisi yaptı32. Domitianus’un adı ölümünden sonra anılmaz hâle getirilince kült Flavius hanedanının bütününe yöneltildi33. Tapınak yapay bir teras üzerinde, 8 × 13 sütunla yükseliyordu; terasın altındaki tonozlu mekânlar bir zamanlar yazıt müzesi olarak kullanılmıştı34.

Tapınaktaki dev heykelin başı ve ön kolu Selçuk’taki müzede. Baş geleneksel olarak Domitianus’a atfediliyor; bugün birçok araştırmacı onda Titus’u görüyor35.

Meydanın kenarındaki Hydreion adlı çeşme, yazıtına göre Septimius Severus ile Caracalla’nın ortak saltanatı döneminde, MS 198–211 arasında yapıldı36. Pollio Anıtı ise bir su yolunu ve Basilike Stoa’yı yaptıran Gaius Sextilius Pollio’yu onurlandırır; anıtı üvey oğlu dikti37 ve anıt MS 97 tarihlidir38. Pollio çeşmesinde bulunan MÖ 1. yüzyıldan Polyphemos heykel grubu, aslında Devlet Agorası’ndaki tapınağın alınlığından geliyor ve Selçuk’taki müzede sergileniyor39.

Domitian Tapınağı terasının tonozlu altyapısı ve önünde yeniden dikilmiş figürlü payeler
Şekil 7 Domitian Tapınağı terasının tonozlu altyapısı.

Memmius Anıtı

Memmius Anıtı’nı Augustus döneminde, diktatör Sulla’nın torunu Gaius Memmius yaptırdı. Memmius MÖ 34’te konsül, sonra Asia prokonsülü olmuştu. Anıt ailesinin üç kuşağını onurlandırır ve Sulla’nın Mithridates Savaşı’ndaki zaferini hatırlatır40.

Basamaklı kaidesi üzerinde kısmen yeniden kurulmuş Memmius Anıtı; arkada ova
Şekil 8 Basamaklı kaidesi üzerinde Memmius Anıtı.

Herakles Kapısı ve Kuretler Caddesi

Kuretler Caddesi’nin başındaki Herakles Kapısı geç antik çağdan kalma bir yapı. Caddeyi daraltıp tekerlekli araçlara kapattı; üzerindeki aslan postlu Herakles kabartmaları ise 2. yüzyıldan alınıp yeniden kullanılmış parçalardır41.

Cadde buradan Bülbüldağ ile Panayırdağ arasındaki vadiden aşağı, Celsus Kütüphanesi’ne iner4. Antik adı büyük olasılıkla Embolos’tu, yani “kama”. Bugünkü adı, cadde boyunca ikincil malzeme olarak kullanılmış hâlde bulunan Kuret rahipleri listelerinden gelir; bu listeler aslen Prytaneion’daydı42.

Kentin geri kalanından farklı olarak Kuretler Caddesi ızgara plana uymaz. Bu, caddenin çok eski olduğunun ve Artemis’in tören yolu işlevi gördüğünün işareti olarak okunur43. Cadde 210–216 metre uzunluğundadır; son evresinde 6–8 metre genişliğindeydi ve iki yanında 3,5–5 metre derinliğinde sütunlu galeriler vardı. Herakles Kapısı’nda deniz seviyesinden 30,3 metre yüksekteyken kütüphanenin önünde 9,8 metreye iner. Caddenin aşağı kesiminin arkeolojik izleri MÖ 3. yüzyıla kadar gider9.

  1. ve 4. yüzyıllardaki depremler caddeye zarar verdi; 4. yüzyıldaki depremden sonra Prytaneion dâhil başka yapılardan sütunlar getirilip yeniden dikildi44. Cadde 1950’lerde Franz Miltner döneminde, kazılmış anıtları ziyaretçiler için birbirine bağlamak üzere temizlendi45.
Mavi gökyüzünün altında, sütunlar ve işlenmiş taş bloklar arasından yükselen Kuretler Caddesi
Şekil 9 Mavi gökyüzünün altında, sütunlar ve işlenmiş taş bloklar arasından yükselen Kuretler Caddesi. Arşiv fotoğrafı (1992).

Trajan Çeşmesi

Kuretler Caddesi üzerindeki Trajan Çeşmesi (Nymphaeum Traiani), Artemis’e ve İmparator Traianus’a Tiberius Claudius Aristion ve karısı Iulia Lydia Laterane tarafından adandı. Çift, 210 stadion uzunluğunda bir su yolunu da karşılamıştı46. Aristion’u Genç Plinius da tanıyordu: mektuplarında onu Efes’in önde gelen yurttaşı olarak anar ve Traianus’un huzurunda yargılanıp aklandığını anlatır47.

Çeşmenin sahne duvarını andıran cephesi yaklaşık 9,5 metre yüksekliğindeydi ve önünde 12 metreye yakın uzunlukta, 5,5 metre genişliğinde bir havuz vardı. Ortadaki nişte, günümüze ulaşan ayağına bakılırsa 4 metre kadar boyunda bir Traianus heykeli dururdu; bugün yalnızca kaidesi ve ayakları yerinde48. Çeşmeden çıkan Dionysos, uzanan satir, Aphrodite, Androklos ve Nerva heykelleri Selçuk’taki müzede49.

Kuretler Caddesi’nde Trajan Çeşmesi’nin yeniden ayağa kaldırılmış üst katı
Şekil 10 Kuretler Caddesi’nde Trajan Çeşmesi’nin yeniden ayağa kaldırılmış üst katı. Arşiv fotoğrafı (2013).

Hadrian Tapınağı

Kuretler Caddesi’nin üzerindeki Hadrian Tapınağı, Publius Quintilius Valens Varius ile ailesinin bir adağıdır50. Tarihi tartışmalı: arşitrav yazıtına göre 117/118, başka kaynaklara göre 118–138 arası ya da 138 dolayı51. Yapının gerçekten bir Hadrian tapınağı olup olmadığı da sorgulanıyor; birçok araştırmacı Hadrianus’un neokoros tapınağını başka bir yerde arıyor52.

Giriş holündeki friz Androklos ile yaban domuzunu, tanrıları, Amazonları ve bir Dionysos alayını gösterir. Friz Hadrianus döneminden değil, 3.–4. yüzyıldan; bir kısmı büyük olasılıkla 4. yüzyıldaki bir depremden sonra başka bir yapıdan getirildi53. Özgün friz levhaları Selçuk’taki Efes Müzesinde, yapının üzerindekiler ise kalıp kopyalar54.

Yeşil yamacın önünde Hadrian Tapınağı’nın kemerli cephesi
Şekil 11 Yeşil yamacın önünde Hadrian Tapınağı’nın kemerli cephesi. Arşiv fotoğrafı (2013).

Varius Hamamı (Skolastika Hamamı)

Hadrian Tapınağı ile arkasındaki hamam birlikte planlanıp birlikte yapıldı55. “Skolastika Hamamı” ile “Varius Hamamı” aynı yapının iki adı: hamamı 1. yüzyılın sonunda ya da 2. yüzyılın başında Publius Quintilius Valens Varius yaptırdı, 4./5. yüzyılda ise Scholastikia adlı Hristiyan bir kadın yeniletti56. Hamamın bir nişinde Scholastikia’nın başı olmayan oturmuş bir heykeli durur57. Duvarlarına Prytaneion’dan getirilmiş mimari parçalar örülmüş; bu da Prytaneion’un 4. yüzyılın sonundan ya da 400 dolayından önce yıkıldığını gösteriyor58.

Hamam yapısına çıkan basamakların üzerindeki mermer kapı açıklığı
Şekil 12 Skolastika Hamamı’nda mermer bir giriş.

Efes Antik Kenti’ndeki tuvaletler

Mermer Cadde ile Kuretler Caddesi’nin birleştiği yerin kuzeydoğusunda kentin umumi tuvaletlerinden biri durur. MS 1. yüzyıldan kalma bu yapıda, ortadaki üstü açık bir havuzun çevresinde, altından sürekli su akan bir kanalın üzerine yerleştirilmiş mermer oturaklar sıralanır59.

Efes’in antik tuvaletleri arasında ahşap yürüyüş yolu; ileride Celsus Kütüphanesi
Şekil 13 Efes’in antik tuvaletleri arasında ahşap yürüyüş yolu; ileride Celsus Kütüphanesi.

“Genelev” ve “ilk reklam”

Tuvaletin yanındaki yapı rehberlerde hâlâ genelev olarak geçer. Bu yorumu Franz Miltner 1957’de, tuvaletin inşa yazıtına dayanarak ortaya attı60. Werner Jobst alanı yeniden inceledi ve 1976/77’de burada bir umumi genelev olamayacağı sonucuna vardı61. 2000–2001’deki yapı araştırması, “genelev”in aslında 742,5 metrekarelik peristilli bir konut olduğunu gösterdi. Ev sonradan 879,5 metrekareye büyütülmüş, tonozlu bir kabul bölümü ve ziyafet mozaikli apsisli bir salon eklenmiş, sonunda da atölyelere bölünmüştü62.

Mermer Cadde’nin döşemesindeki ayak, kadın başı ve kalbe benzeyen bir şekilden oluşan kazıma da “tarihin ilk reklamı”, genelevi gösteren bir tabela diye anlatılır; kazımanın ne anlama geldiğini ise kimse kanıtlayabilmiş değil63.

Mermer bir döşeme taşına kazınmış ayak izi ve başka işaretler
Şekil 14 Tartışmalı “reklam” anlatısına konu olan döşeme taşı.

Yamaç Evler

Kuretler Caddesi’nin üstünde, Bülbüldağ’ın yamacında Roma zenginlerinin evleri durur. Yamaç Evler içinde en iyi bilineni, yaklaşık 4.000 metrekarelik bir adayı kaplayan Yamaç Ev 2’dir64. İçinde yedi konut birimi (başlangıçta altı) var; her biri üç teras üzerine kurulmuş peristilli bir ev65. İlk yapım evresi Augustus ve Tiberius dönemine, yani çağımızın başından 1. yüzyılın ikinci çeyreğine uzanır66.

Evler Roma Doğusu’ndaki en büyük 2.–3. yüzyıl duvar resmi topluluğunu, yüz kadar mozaiği, cam mozaikleri ve geniş mermer kaplamaları barındırıyor67. Üstlerindeki koruyucu çatı 1999/2000’de yapıldı ve evler o zamandan beri ziyarete açık68; girişleri ana biletten ayrı ücretlidir69.

Yamaç Evler’de açık renkli, kırmızı çerçeveli duvar resimleri ve desenli taban mozaiği bulunan bir oda
Şekil 15 Yamaç Evler’de kazıyla ortaya çıkarılmış bir oda. Evler günümüze ulaşsa da kentin toplam nüfusu ancak tahmin edilebiliyor.

Oktagon ve Androklos Heroonu

Kuretler Caddesi’nin aşağı kesimindeki Oktagon, sekizgen planlı bir mermer mezar. MÖ 1. yüzyılın sonuna, bazı araştırmacılara göre Augustus dönemine tarihleniyor; yerinde yalnızca kare kaidesi duruyor70. Anıt 1904’te bulundu. 1929’da Josef Keil ile Max Theuer mezar odasına ulaştı ve su dolu bir lahitte eksiksiz bir iskelet buldu71. Keil yalnızca kafatasını aldı. Greifswald’da onu 20 yaşlarında, yüksek statülü bir kadına ait saydı; kafatası, Keil Viyana’daki kürsüye geçerken onunla birlikte Viyana’ya gitti72. İskeletin geri kalanı 1982’de bulundu, ama lahdin içinde değil, giriş odasındaki bir nişe dağılmış hâlde73.

Hikâyenin en ünlü bölümü sonradan yazıldı. Hilke Thür 1990’da mezarın, MÖ 41’de Marcus Antonius’un emriyle Efes’te öldürülen Kleopatra’nın kız kardeşi IV. Arsinoe’ye ait olduğunu öne sürdü74. Dayanakları sekizgen planın İskenderiye Feneri’ni hatırlatması, tarih ve kalıntıların genç bir kadına ait sanılmasıydı75. Kafatasının İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’da kaybolduğu iddiası da yanlış çıktı: kafatası Viyana Üniversitesinin antropoloji koleksiyonunda “Efes’ten kafatası” etiketiyle duruyordu ve Aralık 2022’de orada tanımlandı76.

2025’te yayımlanan bir çalışma Arsinoe tartışmasını kapattı. Hem kafatasında hem uyluk kemiğinde Y kromozomu bulundu: kalıntılar bir erkeğe aitti77. Çocuk 11–14 yaşındaydı, radyokarbon tarihi MÖ 205–36 arasına düşüyordu, genetik olarak İtalya yarımadası ya da Sardinya halklarına en yakındı ve ağır gelişim bozuklukları vardı78. Çalışmanın sonucu açık: Oktagon’daki mezar Arsinoe’nin değil. Bir Roma çocuğuna Mısır esintili bu kadar gösterişli bir mezarın neden yapıldığı ise hâlâ bilinmiyor79.

Oktagon’un kaidesi 4. yüzyılda bir ilan panosu olarak da kullanıldı. 370’lerde imparatorlar Valentinianus, Valens ve Gratianus’un iki mektubu buraya yazıldı: biri eyalet bayramının masraflarını dört kent arasında paylaştırıyor, öteki kentlerin onarımı için ayrılan paranın amacına uygun harcanmasını istiyordu80.

Oktagon’un yanındaki U biçimli yapı MÖ 2. yüzyıldan kalma Helenistik bir binadır ve sonradan çeşmeye dönüştürülmüştür; geç antik çağda eklenen haçlar yüzünden eskiden “Bizans Çeşmesi” diye anılırdı81. Hilke Thür 1995’te onu efsanevi kurucu Androklos’un heroonu, yani kahraman mezarı olarak tanımladı; yapıda bir mezar odası bulunmadığından bu tanımlamaya geniş çapta kuşkuyla bakılıyor82.

Mazeus ve Mithridates Kapısı

Kuretler Caddesi’nin dibinde, Ticaret Agorası’nın güneydoğu köşesindeki üç geçitli kapı MÖ 4/3’te yapıldı83. Yaptıranlar, Augustus’un azatlısı Mazeus ile Agrippa’nın azatlısı Mithridates’ti84. Latince yazıt Augustus’u, Livia’yı, Agrippa’yı ve Iulia’yı iki adamın patronları olarak anar85. Kapı 1980–1989 arasında büyük ölçüde antik malzemesiyle yeniden ayağa kaldırıldı86.

Üç kemerli Mazeus ve Mithridates Kapısı’ndan geçen ziyaretçiler
Şekil 16 Üç kemerli Mazeus ve Mithridates Kapısı’ndan geçen ziyaretçiler. Arşiv fotoğrafı (2013).

Celsus Kütüphanesi

Efes’in simgesi olan cephe aslında bir mezarın önünde durur: Roma senatörü Celsus, kütüphanenin apsisinin altındaki küçük bir odada, mermer bir lahitte gömülüdür87. Cephe 21 metre genişliğinde, 16 metreden biraz yüksek88. 1970–1978 yıllarında özgün parçalarıyla yeniden kuruldu89; nişlerdeki dört erdem heykeli kopya, özgünleri Viyana’da90.

Celsus Kütüphanesi’nin iki katlı cephesi, önündeki ziyaretçiler ve sağda Mazeus ve Mithridates Kapısı
Şekil 17 Celsus Kütüphanesi’nin iki katlı cephesi, önündeki ziyaretçiler ve sağda Mazeus ve Mithridates Kapısı. Arşiv fotoğrafı (2013).

Ticaret Agorası (Tetragonos Agora)

Kütüphanenin arkasındaki kare pazar yeri MÖ 3. yüzyılda, MÖ 8. yüzyıldan kalma bir köyün ve mezarlığının üzerinde kuruldu. İmparatorluğun ilk döneminde genişletildi, 4. yüzyılın sonunda kapsamlı biçimde onarıldı ve 6. yüzyılda son kez yeniden düzenlendi. Kazıları 1902–1907 ve 1976–2001 yıllarında yapıldı91. Agoranın her kenarı yaklaşık 111 metre; üç kapısı ve sütunlu galerilerinin ardında dükkân, atölye ve depo olarak kullanılan yüz kadar odası vardı92.

Ticaret Agorası’nın yukarıdan görünümü; dağınık sütunlar, uzun bir servi ve ağaçlık yamaçlar
Şekil 18 Kentin ticaret hayatından günümüze ulaşan Ticaret Agorası. Arşiv fotoğrafı (1992).

Mermer Cadde

Adını döşemesindeki mermerden alan Mermer Cadde, Kuretler Caddesi’nin dibindeki meydanı tiyatronun çevresine bağlar5. Caddede bulunan bir konsol üzerindeki Grekçe manzum yazıt, kentin sokaklarını döşettiği için Eutropios adında, büyük olasılıkla Asia valisi olan birini över. Viyana’daki 5. yüzyıldan bir mermer büstün bu Eutropios olduğu düşünülüyor; eşleştirme güçlü ama kesin değil93.

Sütun kaideleri ve alçak duvarlar boyunca uzanan Mermer Cadde’nin geniş döşemesi
Şekil 19 Aşağı kentteki Mermer Cadde.

Büyük Tiyatro

Mermer Cadde’nin ulaştığı Büyük Tiyatro’da oturma alanının çapı 150 metreye yaklaşır; bu, Roma dönemi Anadolusu’nun en büyük tiyatro mekânlarından biri demek94. Kaç kişi aldığı konusunda rakamlar farklı: kazıcıların son yayını Roma dönemindeki genişletmeden sonra yaklaşık 20.000 kişi derken, resmî kaynaklarda ve rehberlerde 24.000 ile 25.000 arasındaki rakamlar hâlâ yaygın95. Yapımına MÖ 2. yüzyılda başlandı96; üç katlı mermer sahne binası ise bir yazıta göre MS 85 tarihli97.

Elçilerin İşleri’nde gümüşçü Demetrios’un kışkırttığı kalabalığın Artemis’in büyüklüğünü haykırarak doluştuğu tiyatro98, bugün kalıntıları görülen bu yapıyla özdeşleştirilir99.

Büyük Tiyatro’nun oturma sıraları ve orkestrası; ileride Liman Caddesi ve ova
Şekil 20 Büyük Tiyatro’nun oturma sıraları ve orkestrası; ileride Liman Caddesi ve ova. Arşiv fotoğrafı (2013).

Liman Caddesi (Arkadiane)

Tiyatrodan limana uzanan sütunlu cadde, onu yeniden yaptıran ve seviyesini yükselten İmparator Arcadius’un (395–408) adını taşır6. Uzunluğu kaynaklarda 500 ile 570 metre arasında verilir; yol kısmı yaklaşık 11 metre genişliğindeydi ve iki yanında 5 metrelik revaklar vardı100. Geç antik yazıtlar, Arkadiane ile Embolos’u birleştiren bu tören ekseninin çok sayıda kandille aydınlatıldığını gösteriyor101.

Tiyatrodan görülen Liman Caddesi’nin eski liman yönünde uzanan düz hattı
Şekil 21 Tiyatrodan görülen Liman Caddesi’nin eski liman yönünde uzanan düz hattı.

Liman Hamamları, Verulanus Salonları ve Tiyatro Gimnazyumu

Liman Caddesi çevresinde Efes’in büyük hamam-gimnazyumlarından birkaçı yer alır. Liman Hamamları büyük olasılıkla Domitianus döneminde (81–96) başlatıldı ve Efes’te görülebilen en büyük Roma hamam kompleksidir102. Hamam 4. yüzyılda onarıldı; rehberlerde geçen “Constantinus Hamamı” adının ve bu onarımın belirli bir imparatora bağlanmasının dayanağı zayıf103.

Hamamın yanındaki Verulanus Salonları, yaklaşık 200 × 240 metrelik sütunlu bir antrenman avlusuydu; adını, Hadrianus döneminde duvarların mermer kaplamasını karşılayan Asia başrahibi Claudius Verulanus’tan alır104. Caddenin tiyatroya yakın kesimindeki Tiyatro Gimnazyumu da Efes’in dört büyük hamam-gimnazyumundan biri; yalnızca bir kısmı kazıldı105.

Tiyatro yamacından bakıldığında ovada görülen Liman Hamamları’nın tuğla kalıntıları
Şekil 22 Tiyatro yamacından Liman Hamamları.

Liman ve liman kapıları

Liman Kaystros’un ağzındaydı ve zamanla doldu14. Rıhtımdan kente üç kapı açılıyordu; hepsi 1. yüzyılın sonu ile 2. yüzyılın başına tarihleniyor. Güney Liman Kapısı’nın beş, Arkadiane’nin batı ucundaki Orta Liman Kapısı’nın üç geçidi vardı; kısmen kazılmış Kuzey Liman Kapısı ise üç geçitli olarak yeniden çiziliyor106. Limanın ticari önemini gösteren belgelerden biri, Asia eyaletinin MS 62’de Nero döneminde yenilenen gümrük yasasını içeren yazıttır107.

Ziyaretçiler, iki yanında sütun sıraları bulunan geniş mermer caddede yürüyor
Şekil 23 Antik limana uzanan, sonraki dönemlerde anıtsal biçimini alan Liman Caddesi.

Meryem Kilisesi (Konsil Kilisesi)

Liman yakınındaki Meryem Kilisesi, Zeus Olympios ile tanrılaştırılmış Hadrianus’a adanmış kutsal alanın yaklaşık 263 × 30 metrelik güney salonunun batı kesimine yerleştirildi108. Kilisenin batı yanında sekizgen, mermer kaplı bir vaftizhane var109. Efes’in Hristiyanlık tarihinde 431’deki Üçüncü Ekümenik Konsil geleneksel olarak bu kiliseye yerleştirilir; yeni kazı sonuçları ise salonun konsil için kiliseye çevrildiğini ve Meryem’e adanmanın 500 dolayından önce olamayacağını düşündürüyor110.

Meryem Kilisesi’nin vaftizhanesinde yuvarlak vaftiz havuzu
Şekil 24 Meryem Kilisesi’nin vaftizhanesinde yuvarlak vaftiz havuzu.

Vedius Gimnazyumu ve Stadyum

Vedius Gimnazyumu, yaklaşık 13.000 metrekarelik bir hamam-gimnazyum. MS 147–149 arasında açıldı ve masraflarını Marcus Claudius Publius Vedius Antoninus Phaedrus Sabinianus karşıladı111. Yapının Artemis’e mi yoksa Aphrodite’ye mi, İmparator Antoninus Pius ile birlikte adandığı konusunda kaynaklar ayrışıyor112. Soğuk su bölümünden çıkan ırmak tanrısı Kaystros heykeli İzmir Arkeoloji Müzesinde113.

Panayırdağ’ın eteğindeki stadyum Nero döneminde (54–68) Gaius Stertinius Orpex, karısı ve kızının parasıyla yeniden yapıldı114. Geç Roma döneminde stadyumun yuvarlak doğu ucu, yaklaşık 50 × 42 metrelik bir alan, gladyatör ve vahşi hayvan gösterileri için ayrı bir arenaya dönüştürüldü115. Oturma basamakları daha sonra yapı malzemesi olarak sökülüp Aziz Yuhanna Bazilikası gibi binalarda kullanıldı116.

Vedius Gymnasionu’ndan, bereket boynuzu taşıyan uzanmış nehir tanrısı Kaystros’un mermer heykeli
Şekil 25 Vedius Gymnasionu’ndan nehir tanrısı Kaystros heykeli.

Gladyatör mezarlığı

1993’te, Artemision ile kent arasındaki tören yolu için yapılan bir yüzey araştırması sırasında, stadyumun yaklaşık 300 metre doğusunda bir gladyatör mezarlığı bulundu; yerindeki gladyatör mezar kabartmaları MS 200 dolaylarına tarihleniyor117. Kazılan alan yalnızca 20 metrekare kadardı ama 3 metre kalınlığında bir kemik tabakası içeriyordu. En az 68 kişiye ait kalıntılar arasında bir kadın ve 45–55 yaşlarında bir erkek dışında herkes 20–30 yaşlarında bir erkekti118.

İskeletler bir gladyatörün hayatını anlatıyor. On bir kişide iyileşmiş kafa yaraları, on kişide ölüm anında açılmış birer kafa yarası saptandı; üç dişli mızrak yaraları da belirlendi. İyileşmiş yaralar, dövüşlerin kurallara göre yapıldığını ve yaralıların tedavi gördüğünü düşündürüyor119. 2014’te yayımlanan izotop çalışması, gladyatörlerin sıradan Efeslilerle aynı temel besinleri, yani ağırlıkla buğday ve arpa ile bol baklagil yediğini, ama kemiklerindeki stronsiyum oranının neredeyse iki kat olduğunu gösterdi; bu, Yaşlı Plinius’un anlattığı türden bir bitki külü içeceğiyle uyumlu120.

“Aziz Pavlus Zindanı”

Eski liman yakınındaki bir tepede, Helenistik surun iyi korunmuş bir kulesi “Aziz Pavlus Zindanı” diye anılır; iç bölmeleri ve ikinci bir katı var121. Ad halk geleneğinden geliyor: Elçilerin İşleri Efes’te bir hapisten söz etmez ve Pavlus’u bu kuleye bağlayan hiçbir antik ya da arkeolojik kanıt yok122. Bazı araştırmacılar Pavlus’un Efes’te bir süre hapsedildiğini öne sürse de bu görüş kuleyle ilgili değil123.

Su yolları ve su değirmenleri

Efes’in farklı büyüklüklerde en az altı su yolu vardı. Su değirmenleri de döndürüyordu; bunlardan biri, krank ve biyel koluyla çalışan 6. yüzyıldan bir taş kesme hızarıydı124. Su yolları çoğu zaman hayırseverlerin armağanıydı: Trajan Çeşmesi’ni adayan Aristion ile karısı 210 stadionluk bir su yolunun masrafını üstlenmişti46, Pollio Anıtı’nın onurlandırdığı Sextilius Pollio da bir su yolu yaptırmıştı38.

Selçuk’taki Bizans su kemerinin art arda sıralanan kemer açıklıkları
Şekil 26 Selçuk’ta günümüze ulaşan su kemeri açıklıkları.

Bu bölümde

Kaynaklar (148)

Her kaynak bir kez listelenir. Numaralar, kaynağın kullanıldığı bilgilere döner; tarihler kaynağın ne zaman kontrol edildiğini gösterir.