Celsus Kütüphanesi’nin iki katlı cephesi, önündeki ziyaretçiler ve sağda Mazeus ve Mithridates Kapısı

Efes Antik Kenti

Türkiye’nin Ege kıyısında bir antik liman kenti; çevresindeki yerleşimlerin geçmişi Neolitik Çağ’a uzanıyor.

Efes hakkında bilinenler, hâlâ tartışılanlar ve bugün yerinde görülebilenler.

Bugün Efes’te gezilen caddeler, tapınaklar ve evler, Büyük İskender’in halefi Lysimakhos’un Panayırdağ ile Bülbüldağ arasına kurduğu Helenistik ve Roma kentine aittir1. Ören yeri İzmir’in Selçuk ilçesindedir2 ve ilçenin tren istasyonuna yürüyerek yaklaşık 3,5 km uzaklıktadır3. UNESCO, Efes’i 2015’te Dünya Mirası Listesi’ne aldı4.

Bu bölümde

Efes Antik Kenti nedir?

Efes, yerini birkaç kez değiştirmek zorunda kalmış bir liman kentidir: Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyon, kıyı çizgisini MÖ 5000 dolaylarından beri batıya itiyor ve her yeni limanı biraz daha batıya taşımaya zorluyordu5. Kentin tam olarak nerede olduğu ve denize neden bu kadar uzak kaldığı bu yüzden tek cümleyle anlatılamaz.

UNESCO kayıtlarında Efes dört parçalı bir miras alanıdır: Çukuriçi Höyük, antik kent, Artemision’la birlikte Ayasuluk Tepesi ve Meryem Ana Evi6. Koruma altındaki alan 662,62 hektar, çevresindeki tampon bölge 1.246,3 hektardır7. Listeye alınma gerekçelerinde Celsus Kütüphanesi, Hadrian Tapınağı, Serapeion ve 2 numaralı Yamaç Ev’in yanı sıra Kybele’den Hristiyanlığa uzanan inanç geleneği ile 431 ve 449 konsilleri de anılır8.

Ziyaretçi sayısında da başı çeker: Kültür ve Turizm Bakanlığının açıkladığı rakamlara göre Efes, 2025’te Türkiye’deki müze ve ören yerleri arasında en çok ziyaret edilen yer oldu9.

Aşağı kentin üzerindeki yamaçtan Celsus Kütüphanesi’nin görünümü
Şekil 1 Yamaçtan kütüphane ve aşağı kent.

Deniz çekildikçe yer değiştiren kent

Efes’in birden fazla “yeri” olmasının nedeni denizdir. Neolitik dönemde Çukuriçi Höyük, o günkü kıyıya yaklaşık 1,5 km mesafede, bir lagünün yanındaydı10; bugünkü antik kent ise denizden yaklaşık 5 km içeride kalıyor11. Arada kent en az iki kez taşındı. Strabon, Efeslilerin Lydia kralı Kroisos döneminde yamaçtaki yerleşimi bırakıp Artemis Tapınağı’nın çevresine indiğini ve İskender’e kadar orada kaldığını yazar12.

İkinci büyük taşınma MÖ 3. yüzyılın başında, yaklaşık MÖ 290’da Lysimakhos’la oldu13. Strabon’un aktardığı hikâyeye göre Efesliler yeni surların içine geçmeye yanaşmayınca Lysimakhos şiddetli bir sağanakta su yollarını tıkattırdı; eski kent sular altında kalınca halk taşınmaya razı oldu14. Jeoarkeolojik araştırmalar daha pratik bir gerekçe de gösteriyor: Artemision yakınındaki eski liman dolarken iki dağ arasındaki koy gemilerin demirleyebileceği derinliği koruyordu15.

Yeni liman da alüvyondan kurtulamadı. Strabon’a göre II. Attalos’un yaptırdığı dalgakıran çamuru içeride hapsetti16; yazıtlar, Nero döneminden MS 3. yüzyılın ortasına kadar limanın defalarca temizletilip genişletildiğini kaydeder17.

Orta Çağ’da ağırlık merkezi yine kaydı. 7. ve 8. yüzyıllardaki Arap akınlarından sonra Aziz Yuhanna Kilisesi’nin çevresi surlarla kuşatıldı ve Bizans Efes’inin merkezi Ayasuluk Tepesi’ne geçti18. Aşağıdaki antik kent 15. yüzyılda tamamen terk edilmişti19.

Ziyaretçiler, iki yanında sütun sıraları bulunan geniş mermer caddede yürüyor
Şekil 2 Antik limana uzanan, sonraki dönemlerde anıtsal biçimini alan Liman Caddesi.

Efes’i kim kurdu, kimler yönetti?

Efes’in tek bir kurucusu yoktur; bölgedeki yerleşim Neolitik çağa uzanır, Grek geleneği ise kenti Atina kralı Kodros’un oğlu Androklos’a bağlar20. Çukuriçi Höyük’teki ilk yerleşim evresi MÖ 6700–5900 arasına tarihlenir21. Pek çok araştırmacı Geç Tunç Çağı’ndaki Ayasuluk’u, Hitit metinlerinde Arzava krallığının başkenti olarak geçen Apaşa ile özdeşleştirir; bu görüş ad benzerliğine ve Miken buluntularına dayanır, onu doğrulayan bir yazıt henüz bulunmadı22.

Kuruluş söylencesine göre kâhin, Androklos’a kenti bir balığın yol göstereceği ve bir yaban domuzunun önden gideceği yere kurmasını söylemişti; ateşteki tavadan sıçrayan balık çalıları tutuşturmuş, ürken domuzu Androklos öldürmüş ve kent domuzun düştüğü yere kurulmuş23. İyon yerleşimi geleneksel olarak MÖ 11.–10. yüzyıla tarihlenir; Efes’te bulunan en eski Demir Çağı Grek çanak çömleği MÖ 11. yüzyılın sonlarındandır24.

Sonraki yüzyıllarda kent pek çok kez el değiştirdi. Efes’in tarihindeki başlıca dönüm noktaları:

  1. MÖ 6700–5900Çukuriçi Höyük’te Neolitik yerleşim21
  2. yaklaşık MÖ 560Lydia kralı Kroisos Efes’i ele geçiriyor25
  3. MÖ 547/546 dolaylarıKroisos’u yenen Kyros’un komutanı Harpagos kenti Pers yönetimine sokuyor26
  4. MÖ 478/477Efes, Atina önderliğindeki Delos Birliği’ne katılıyor27
  5. MÖ 356Herostratos, ün kazanmak için Artemis Tapınağı’nı yakıyor28
  6. MÖ 334Büyük İskender, Granikos zaferinin ardından Efes’i Perslerden alıyor29
  7. yaklaşık MÖ 290Lysimakhos kenti bugünkü yerine taşıyor13
  8. MÖ 133Bergama kralı III. Attalos krallığını Roma’ya bırakıyor; Asya eyaleti MÖ 129’da kuruluyor30
  9. 22 Haziran 431Üçüncü Ekümenik Konsil Efes’te toplanıyor31
  10. 527–565İmparator Justinianus, Ayasuluk’ta kubbeli Aziz Yuhanna Bazilikası’nı yaptırıyor32
  11. 1090Selçuklular kenti alıyor; Bizans 1096/97’de geri alıyor33
  12. 24 Ekim 1304Kent, Aydınoğulları ile birlikte hareket eden Sasa Bey’e teslim oluyor34
  13. 1375Selçuk’ta İsa Bey Camii inşa ediliyor35
  14. 1402Ankara Savaşı’nın ardından Timur, Aydınoğulları beylerini yeniden başa getiriyor36
  15. 1425 (bazı kaynaklarda 1426)Bölge II. Murad döneminde kesin olarak Osmanlı’ya geçiyor37
  16. 2015Efes, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giriyor4

Roma döneminde kent Asya eyaletindeki valinin makamı oldu; ancak Bergama’nın yerine resmen “başkent” ilan edilip edilmediği tartışmalıdır38. Augustus ve Tiberius döneminde yazan Strabon, Efes’i Toros’un bu yakasındaki en büyük ticaret merkezi olarak anlatır39. Nüfus tahminleri birbirinden çok uzaktır: yoğunluğa dayalı yeni modeller kabaca 34.00040 ile 72.00041 arasında bir sayıya işaret ederken, eski kitaplarda 200.000–250.000 kişiden söz edilir42.

MS 260’larda bir deprem ve ardından gelen Got akınları kentin büyük bölümünü harap etti; Yamaç Evler’deki yıkım, kazı ekibince 3. yüzyılın üçüncü çeyreğindeki deprem hasarına bağlanır43. Evler lüks konut olarak yeniden yapılmadı ve bu felaketler kentin imparatorluk dönemindeki zirvesinin sonu sayılır44.

Ayasuluk Kalesi’nin tepedeki mazgallı surları ve kare burcu
Şekil 3 Ayasuluk Kalesi’nin tepedeki mazgallı surları ve kare burcu. Arşiv fotoğrafı (1992).

Antik kentte neler görülür?

Antik kentin iki girişi ve iki gişesi vardır: Selçuk tarafındaki Aşağı Kapı (kuzey) ile Magnesia Kapısı yönündeki Yukarı Kapı (güney)45. Aşağıda antik kentin güzergâhı üzerindeki başlıca yapılar yukarıdan aşağıya doğru sıralanıyor; aynı sırayı Efes gezi şemasında izlemek de mümkün.

Yukarı kent. Prytaneion, kentin yürütme organının makamıydı ve Hestia’nın kutsal ocağını barındırıyordu; Efes’te bu ocağa Artemis’e bağlı Kuret rahipleri bakıyor, adları yapının sütunlarına yazılıyordu46. “Odeon” diye bilinen yapı aslında kentin meclis binası Bouleuterion’du ve MS 150 dolaylarında Vedius Antoninus tarafından yaptırılmıştı47. Kentin en büyük kapısı olan Magnesia Kapısı, bugünkü yukarı girişin yaklaşık 300 m güneyindedir ve MÖ 100 dolaylarından kalır; Lysimakhos surlarıyla yaşıt olduğu sanılmamalıdır48.

Kuretler Caddesi. Herakles Kapısı’ndan Celsus Kütüphanesi’ne inen cadde yaklaşık 210 m uzunluğunda ve bu mesafede 20 m kadar alçalır49. Antik adı büyük olasılıkla Embolos’tu; bugünkü adını, Prytaneion’dan getirilip caddeye yeniden yerleştirilmiş Kuret rahip listelerinden alır50. Caddenin kenarındaki sekizgen Oktagon mezarı 1990’dan beri Kleopatra’nın kız kardeşi IV. Arsinoe’ye yakıştırılıyordu51; 2025’te yayımlanan DNA çalışmasına göre mezardaki kişi 11–14 yaşlarında bir erkek çocuktur52. Bir Roma çocuğunun neden Mısır esintili bu kadar gösterişli bir mezara gömüldüğü hâlâ açıklanamıyor53.

Hadrian Tapınağı. Kuretler Caddesi’ndeki bu küçük yapıyı Publius Quintilius Valens Varius, eşi ve kızıyla birlikte yaptırıp adamıştır54. Yapım tarihi tartışmalıdır: mimari yazıtı MS 117/118’e işaret eder, Bakanlık 118–138 aralığını verir55. Ön cephedeki frizlerin orijinalleri Selçuk’taki Efes Müzesi’nde, yapının üzerindekiler ise kopyadır56.

Yamaç Evler. Bülbüldağ yamacında, Kuretler Caddesi’nin hemen üstündeki 2 numaralı Yamaç Ev, yaklaşık 4.000 m²’lik bir yapı adası ve Doğu Akdeniz’de günümüze en iyi korunarak ulaşmış Roma konutları arasında sayılır57. İçinde, her biri üç terasa yayılan yedi konut birimi vardır58. Roma Doğusu’ndan kalan en büyük 2.–3. yüzyıl duvar resmi topluluğunu ve yüz kadar mozaiği barındırır59. Üstündeki koruma çatısı 1999/2000’de yapıldı; yapı o zamandan beri ziyarete açıktır60.

Celsus Kütüphanesi. Yapı, MS 92’de Roma konsülü olan Tiberius Julius Celsus Polemaeanus’u onurlandırır61. Celsus apsisin altındaki mezar odasına gömüldü; kent içine gömülmek, normalde kahramanlara ve kuruculara tanınan nadir bir onurdu62. Cephe 21 m genişliğinde ve 16 m’den biraz yüksektir63. Raflarının kaç rulo aldığına dair tahminler yaklaşık 10.000 ile 12.000 arasında değişir, bazı hesaplar daha yükseğe çıkar64. Cephe, 1970–1978 arasında özgün parçalar yerine konarak yeniden ayağa kaldırıldı65 ve bloklarının dörtte üçü kadarı özgündür66. Viyana’ya götürülenler yalnızca cephedeki dört erdem heykelinin orijinalleri ve bazı mimari parçalardır; kütüphanenin kendisi yerinden hiç oynatılmadı67.

Kütüphanenin yanındaki üç geçitli kapı MÖ 4/3’te yapıldı68; yaptıranlar Augustus’un azatlısı Mazeus ile Agrippa’nın azatlısı Mithridates’ti69.

Büyük Tiyatro. Kazı ekibinin son yayını tiyatronun MÖ 2. yüzyılda yapılmaya başladığını, Roma döneminde büyütüldüğünü söyler70; üç katlı mermer sahne binası ise üzerindeki bir yapı yazıtı sayesinde MS 85’e tarihlenir71. Ekip oturma kapasitesini yaklaşık 20.000 olarak hesaplar; yaygın biçimde tekrarlanan 24.000 ve 25.000 rakamları daha eski ya da resmî tahminlerdir72. Oturma alanının çapı 150 m’ye yaklaşan tiyatro, Roma Anadolusu’nun en büyük tiyatro mekânlarından biridir73. Tiyatrodan limana inen sütunlu cadde, onu yeniden düzenleyen İmparator Arcadius’un adıyla Arkadiane diye anılır74.

Vedius Gimnazyumu, 13.000 m²’ye yakın bir hamam-gimnazyum yapısı olarak MS 147–149 arasında açıldı75. Mermer Cadde ile Kuretler Caddesi’nin kavşağına yakın umumi tuvaletler MS 1. yüzyıldan kalır; mermer oturaklar, altından su akan bir kanalın üzerine dizilmişti76. Bitişiğindeki yapıyı Franz Miltner 1957’de genelev olarak yorumlamıştı77; 2000–2001’deki yapı araştırması burasının peristilli bir konut olduğunu ortaya koydu78.

Efes Büyük Tiyatro’nun yüksek sıralarından aşağıdaki orkestra alanına ve vadiye bakış
Şekil 4 Tiyatronun üst sıralarından aşağıya bakış.

Artemis Tapınağı neden bu kadar ünlü?

Artemis Tapınağı antik dünyanın yedi harikasından biri olarak ün kazanmıştır: Sidonlu Antipatros’un harikalar epigramı, tapınağın bulutlara yükseldiğini görünce öteki harikaların parıltısını yitirdiğini söyler79. Kalıntıları antik kentin dışında, UNESCO alanında Ayasuluk Tepesi ile aynı bileşende yer alır6.

Kutsal alan üzerindeki tapınaklardan da eskidir: çanak çömlek, yerin Tunç Çağı’ndan beri kullanıldığını gösterir80. Lydia kralı Kroisos sütunların bir kısmının parasını ödemiş, onun adamasını taşıyan sütun tamburları günümüze ulaşmıştır81. Tapınağın temelinden çıkan, 17–19 elektron sikke içeren küçük bir çömlek, bilinen en eski sikke definesi olarak anılır82.

MÖ 356’da Herostratos adında biri, ün kazanmak için tapınağı yaktı28. Antik gelenek yangını Büyük İskender’in doğduğu gün ya da geceyle aynı zamana yerleştirir83. İskender daha sonra, adının adayan olarak yazılması şartıyla yeniden yapımın bütün masraflarını karşılamayı önerdi; Efesliler kabul etmedi, içlerinden biri bir tanrının tanrılara adak sunmasının yakışık almayacağını söyledi84.

Plinius, yeniden yapılan tapınak için 425 ayak uzunluk, 225 ayak genişlik ve 127 sütun verir85. Modern rekonstrüksiyonlar bu sütun sayısını plana sığdıramaz; önerilen sayılar 100 ile 127 arasında gidip gelir ve son çalışmalardan biri en fazla 109 sütunun mümkün olduğunu savunur86. Tapınağın kalıntılarına 31 Aralık 1869’da, yaklaşık 6 m derinde ulaşan kişi İngiliz mimar John Turtle Wood’dur87. Bugün alanı işaretleyen tek sütun bulunmuş parçalardan bir araya getirilmiştir ve tamburlarının hepsi aynı özgün sütuna ait değildir88.

Tapınağın taşları yakındaki yapılarda yeniden kullanıldı; Ayasuluk’taki Aziz Yuhanna Bazilikası’ndan Arkaik tapınağa ait kabartma parçaları çıkarıldı89. İstanbul’daki Ayasofya’nın sütunlarının buradan götürüldüğüne dair hikâye Orta Çağ’da doğmuş bir söylencedir90.

Artemis Tapınağı’nın yeniden dikilmiş sütunu; arkada İsa Bey Camii ve Ayasuluk Kalesi
Şekil 5 Artemis Tapınağı’nın yeniden dikilmiş sütunu; arkada İsa Bey Camii ve Ayasuluk Kalesi. Arşiv fotoğrafı (1992).

Efes, Hristiyanlar ve Müslümanlar için neden önemli?

Efes’te Hristiyan ve Müslüman gelenekleri aynı yerlerde buluşur; Efes’in kutsal mekânları Elçilerin İşleri’nden Kehf suresine uzanan metinlerle birlikte anılır.

Aziz Pavlus. Elçilerin İşleri’ne göre Pavlus önce üç ay sinagogda konuştu, sonra öğretisini Tyrannos’un okuluna taşıyıp iki yıl orada her gün ders verdi91. Bu uzun kalış geleneksel olarak MS 50’lerin ortasına tarihlenir92. Korintliler’e birinci mektubu da Efes’ten yazdı93. Aynı metin, Artemis için gümüş tapınak maketleri yapan Demetrios’un zanaatkârları Pavlus’a karşı ayaklandırdığını ve kalabalığın tiyatroya doluştuğunu anlatır94; bu tiyatro, kalıntıları bugün görülen Büyük Tiyatro ile özdeşleştirilir95.

Aziz Yuhanna. Yuhanna’nın Efes’te yaşayıp öldüğü geleneği Yeni Ahit’te yer almaz; 2. yüzyılın sonundan itibaren İrenaios’ta ve Efes piskoposu Polykrates’in bir mektubunda görülür96. Vahiy kitabı, Asya eyaletindeki yedi kiliseye yazılan mektuplarla açılır ve ilk sırada Efes vardır97. İmparator Justinianus, geleneksel mezarın üzerine Konstantinopolis’teki Havariler Kilisesi’ni örnek alan büyük, kubbeli, haç planlı bir bazilika yaptırdı32.

Efes Konsili. 22 Haziran 431’de açılan Üçüncü Ekümenik Konsil’i İmparator II. Theodosius topladı31. Konsil, Konstantinopolis Başpiskoposu Nestorios’u görevden aldı ve Meryem için Theotokos (“Tanrı’yı doğuran”) unvanını onayladı98.

Meryem Ana Evi. Bülbüldağ/Aladağ yamacında, yaklaşık 380 m yükseklikte, antik kentin 5 km kadar güneyindeki küçük bir şapeldir99. Yerin Meryem’in evi olarak tanınması, Alman rahibe Anne Catherine Emmerich’in şair Clemens Brentano’nun kaleme aldığı vizyonlarıyla başladı100. 1891’de İzmir’den gelen Lazarist rahipler harabeyi yeniden buldu ve ağustosta gönderilen bir heyet bunu doğruladı101. Katolik Kilisesi, Meryem’in burada yaşayıp yaşamadığı konusunda hiçbir zaman hüküm vermedi, ama hac ziyaretine izin verdi ve bunu teşvik etti102. Daha eski ve çok daha yaygın gelenek, Meryem’in ölümünü ve mezarını Kudüs’e yerleştirir103. Şapel, Hz. İsa’nın annesi olarak Meryem’e büyük saygı duyan Müslümanlar için de bir ziyaret yeridir; Türkiye’den gelen Müslüman ziyaretçilerin önemli bir kısmı, özellikle kadınlar, burada dua edip pınardan su içer104. Papa VI. Paulus 1967’de105, II. Ioannes Paulus 1979’da106, XVI. Benedictus 2006’da107 burayı ziyaret etti.

Yedi Uyurlar (Ashab-ı Kehf). Hristiyan anlatısında Decius’un zulmü sırasında bir mağaraya sığınıp içeri kapatılan Efesli gençler, II. Theodosius döneminde uyanır108. Kur’an’ın Kehf suresi de bir mağarada uyuyan gençleri anlatır; sayılarını kesin olarak vermez ve en iyisini Allah’ın bildiğini söyler109. Bakanlık, Müslümanların Kur’an’daki mağarayı çoğunlukla Tarsus ya da Afşin’deki yerlerle özdeşleştirdiğini, Hristiyan dünyasının ise Efes’teki yeri benimsediğini belirtir110.

Meryem Kilisesi’nde yeniden dikilmiş sütunlar ve bir lento; arkada alçak duvar kalıntıları ile tepeler
Şekil 6 Meryem Kilisesi’nin günümüze ulaşan kalıntıları. Arşiv fotoğrafı (2015).

Efes’in çevresinde neler var?

Efes’in çevresindeki başlıca yerler Selçuk’ta ve yakın köylerde toplanır:

  • Ayasuluk Kalesi. Tepenin zirvesindeki kalenin ilk evresi Bizans dönemidir, Aydınoğulları ve erken Osmanlı döneminde onarılmıştır; 15 kulesi ve iki kapısı olan surları bir saray, cami, hamam ve sarnıç kalıntılarını çevreler111.
  • Aziz Yuhanna Bazilikası. Geleneksel mezar, orta kubbenin altındaki, basamaklarla inilen bir kriptadadır112. Sütun başlıklarında Justinianus’un ve İmparatoriçe Theodora’nın monogramları görülür113.
  • İsa Bey Camii. Batı kapısındaki kitabeye göre, Aydınoğlu İsa Bey için Şamlı mimar Ali bin Müşeymeş tarafından Şevval 776’da, yani Mart 1375’te yapılmıştır35.
  • Efes Müzesi (Selçuk). Yeni kazıların buluntuları ve Roma dönemi Artemis heykelleri buradadır114. 1956’da Prytaneion’da bulunan “Büyük Artemis” ve “Güzel Artemis” heykelleri de bu koleksiyondadır115.
  • Şirince. Selçuk’un yaklaşık 8 km doğusundaki bu tepe köyü, 2023’te BM Turizm Örgütü tarafından En İyi Turizm Köyleri arasında gösterildi116. 1920’lerin başına kadar gündelik dili Türkçe olan bir Rum Ortodoks köyüydü; 1924’ten itibaren köye Yunanistan’dan gelen mübadiller yerleştirildi117.
  • Belevi Mozolesi. Efes’in 14 km kuzeydoğusundaki bu erken Helenistik anıt mezar, Anadolu’da Halikarnas Mozolesi’nden sonraki en büyük mozole kabul edilir118.

Efes’ten çıkan eserlerin bir kısmı yurt dışındadır: eski kazıların buluntuları British Museum, İstanbul Arkeoloji Müzeleri ve Viyana’daki Efes Müzesi arasında paylaşılmıştır114. Viyana’ya buluntu gönderimi 1906’da sona erdi ve 1906/07 Osmanlı eski eserler nizamnamesinin ardından hiç eser gitmedi119.

Yeşil yamaçta Şirince’nin beyaz duvarlı, kiremit çatılı evleri ve bir minare
Şekil 7 Yeşil yamaçta Şirince’nin beyaz duvarlı, kiremit çatılı evleri ve bir minare.

Efesli filozoflar, şairler ve hekimler

Felsefeden hekimliğe, aşağıdaki isimlerin hepsi antik kaynaklarda Efesli olarak anılır.

Değişimin ve karşıtların birliğinin filozofu Herakleitos, MÖ 500 dolaylarında Efes’te yaşadı120. Tek bir kitap yazıp Artemis Tapınağı’na bıraktı; yüzden fazla fragmanı günümüze ulaştı ve antik okurlar ona “Karanlık” lakabını taktı121. Ona atfedilen “Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” sözü Platon’un yorumudur; araştırmacıların çoğunun özgün kabul ettiği fragman, aynı nehre girenlerin üzerinden hep başka başka suların aktığını söyler122.

Kallinos, günümüze şiirleri ulaşan en eski Grek elegeia şairlerinden biridir ve en uzun fragmanında Efeslileri istilacı Kimmerlerle savaşmaya çağırır123. İambos şairi Hipponaks MÖ 540 dolaylarında yaşadı; tiranlar tarafından sürülünce Klazomenai’ye gitti124. Ressam Parrhasios Efesliydi ve MÖ 5. yüzyılın sonunda Atina’da çalıştı125. Plinius’un aktardığı yarışmada Zeuksis üzümleri o kadar gerçekçi resmetti ki kuşlar üzerine uçtu; Parrhasios bir perde resmetti ve Zeuksis perdenin açılmasını isteyince yenildiğini kabul etti126.

Hekim Soranos, Traianus ve Hadrianus dönemlerinde İskenderiye ve Roma’da çalıştı; günümüze ulaşan Jinekoloji kitabı Batı’da doğum bilgisini yüzyıllarca şekillendirdi127. Rüya yorumu üzerine beş kitaplık Oneirokritika’nın yazarı Artemidoros da Efesliydi128.

Celsus Kütüphanesi’nde oymalı nişin altında bir erdem heykelinin başı ve omuzları
Şekil 8 Celsus Kütüphanesi’nde oymalı nişin altında bir erdem heykelinin başı ve omuzları. Arşiv fotoğrafı (2013).

Kazılar ve güncel araştırmalar

Efes’teki modern araştırmalar bir tapınak arayışıyla başladı: İngiliz demiryolu mühendisi John Turtle Wood, 1863’te British Museum adına Artemision’u aramaya koyuldu ve yol üzerinde Büyük Tiyatro’yu da kısmen açtı129. Tapınağa onu götüren ipucu, tiyatroda bulduğu Salutaris yazıtında anlatılan tören alayının Magnesia Kapısı’ndan geçen yoluydu130.

Avusturya kazıları 1895’te başladı; kazıyı öneren Otto Benndorf, 1898’de Avusturya Arkeoloji Enstitüsünü kurdu131. Çalışmalar Birinci Dünya Savaşı’yla on yılı aşkın süre durdu, 1926’da yeniden başladı, İkinci Dünya Savaşı’yla bir kez daha kesildi ve 1956’dan itibaren Franz Miltner yönetiminde her yıl sürdü132. Türkiye kazıyı 2016’da durdurdu ve 2018’de yeniden izin verdi133.

Son yıllarda insan kalıntıları üzerine yapılan çalışmalar da yeni sonuçlar verdi. 1993’te bulunan gladyatör mezarlığında134 yapılan izotop analizi, gladyatörlerin sıradan Efeslilerle aynı temel besinleri tükettiğini, ama kemiklerindeki stronsiyum/kalsiyum oranının neredeyse iki kat olduğunu gösterdi; bu, Plinius’un anlattığı türden bitki külü içeceğiyle uyumludur135.

Yeniden kurma çalışmaları öncesinde Celsus Kütüphanesi’nin kaidesi ve devrilmiş alınlık parçalarının siyah beyaz fotoğrafı
Şekil 9 Yeniden kurma çalışmaları öncesinde kütüphanenin devrilmiş mimari parçaları.

Efes’e gitmeden önce neler bilinmeli?

Efes’i ziyaret edecekler için temel pratik bilgiler kısaca şöyle:

  • Giriş ücreti ve saatler. Güncel giriş ücretleri, kapı saatleri ve geçici kapanmalar kontrol tarihleriyle birlikte ayrıca veriliyor. Türk vatandaşlarına yönelik MüzeKart’ın fiyatı 200 TL136 (kontrol tarihi: ); kart Efes’teki Yamaç Evler’e ücretsiz giriş sağlamaz136.
  • Gece müzesi. Bakanlık yaz sezonunda Efes’i haftanın bazı akşamları gece ziyaretine açıyor137. 2026 yazındaki gece ziyaretçilerinin çok büyük bölümü yerli ziyaretçilerdi138.
  • Sıcak. En sıcak aylar temmuz ve ağustostur; Efes için uzun dönem hesaplarına göre temmuzda ortalama en yüksek sıcaklık 35 °C civarındadır ve bu iki ayın her birinde 17–18 gün termometre 35 °C’ye ulaşır ya da geçer139. Yağış neredeyse tamamen ekimden nisana kadar düşer, haziran–eylül dönemi hemen hemen kuraktır140. İlkbahar ve sonbahar ılımandır: nisanda ortalama en yüksek sıcaklık 20 °C, ekimde 24 °C’dir141.
  • Ulaşım. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan Aşağı Kapı’ya karayoluyla yaklaşık 62 km142, Kuşadası kruvaziyer limanından 19 km kadar yol vardır143. İZBAN Selçuk’a ulaşır, ama İzmir ya da havalimanı yönünden trenle Efes’e gelenler Tepeköy’de aktarma yapar144.
  • Meryem Ana Evi. Şapele toplu taşıma yoktur; karayoluyla Yukarı Kapı’dan yaklaşık 5 km, Aşağı Kapı’dan 11 km uzaktadır145.
  • Rehber. Türkiye’de turist rehberliği 6326 sayılı Kanun’la düzenlenir; yalnızca ruhsatnamesi ve çalışma kartı olanlar, kartlarında yazılı dillerde rehberlik yapabilir146. Bir rehberin ruhsatı, TUREB’in herkese açık rehber veri tabanından kontrol edilebilir147.

Ödev ya da hızlı bir hatırlatma için en çok sorulan soruların tek cümlelik yanıtları Efes Antik Kenti ile ilgili bilgiler sayfasında.

Sütunlar, heykel kaideleri ve ziyaretçiler arasından Kuretler Caddesi’ne aşağı doğru bakış
Şekil 10 Kuretler Caddesi boyunca yokuş aşağı bakış.
Kaynaklar (207)

Her kaynak bir kez listelenir. Numaralar, kaynağın kullanıldığı bilgilere döner; tarihler kaynağın ne zaman kontrol edildiğini gösterir.